I. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan düzen: Paris Barış Konferansı ve antlaşmalar (Versay), Milletler Cemiyeti ve manda sistemi; savaş sonrası ekonomik ve toplumsal sorunlar; 1929 Büyük Buhran ve etkileri (işsizlik, korumacılık, ABD’de New Deal); totaliter rejimlerin yükselişi (İtalya’da faşizm—Mussolini, Almanya’da nazizm—Hitler, SSCB’de Stalin, Japonya’da militarizm); revizyonist ve statükocu devletler; silahsızlanma çabaları ve başarısızlığı; Türkiye’nin dış politikası: Lozan’dan kalan sorunlar (Musul, nüfus mübadelesi, yabancı okullar, dış borçlar), Milletler Cemiyeti’ne üyelik (1932), Balkan Antantı (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936), Sadabat Paktı (1937), Hatay’ın anavatana katılması (1939); Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi; Türkiye’de Büyük Buhran’a karşı devletçilik politikası.
Savaş sonrası düzen ve Büyük Buhran
Paris Barış Konferansı (1919): Galip devletler yeni dünya düzenini belirledi.
- Versay Antlaşması: Almanya ağır savaş tazminatı ödedi, toprak kaybetti, ordusu sınırlandırıldı → intikam duygusu doğdu.
- Milletler Cemiyeti (1920): Barışı korumak için kuruldu; ancak ABD katılmadı, yaptırım gücü zayıftı.
- Manda sistemi: Orta Doğu ve Afrika’daki toprakların İngiltere ve Fransa’nın yönetimine verilmesi
1929 Büyük Buhran: New York Borsası’nın çöküşüyle başladı.
- Bankalar battı, işsizlik milyonlara ulaştı, dünya ticareti daraldı.
- Ülkeler korumacılığa yöneldi; ABD’de New Deal (devletin ekonomiye müdahalesi) uygulandı.
- Ekonomik kriz totaliter rejimlerin yükselişini kolaylaştırdı.
Totaliter rejimler
Totaliter rejim: Devletin toplumun her alanını kontrol ettiği, tek partili, lider kültüne dayalı, muhalefete izin vermeyen yönetim
- İtalya – Faşizm: Mussolini (1922); aşırı milliyetçilik, yayılmacılık
- Almanya – Nazizm: Hitler (1933); ırkçılık, Versay’ı tanımama, “yaşam alanı” iddiası
- SSCB – Stalin: Komünist tek parti diktatörlüğü, baskı ve zorunlu kolektifleştirme
- Japonya – Militarizm: Ordunun yönetimde etkisi; Mançurya’nın işgali (1931)
Revizyonist devletler: Mevcut düzeni değiştirmek isteyenler (Almanya, İtalya, Japonya)
Statükocu devletler: Mevcut düzeni korumak isteyenler (İngiltere, Fransa)
Silahsızlanma çabaları başarısız oldu; İtalya Habeşistan’ı (1935), Almanya Avusturya’yı (1938) ve Çekoslovakya’yı işgal etti.
Türk dış politikası (1923–1939)
İlke: Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” anlayışı; barışçı, gerçekçi ve bağımsız dış politika
Lozan’dan kalan sorunlar:
- Musul: 1926 Ankara Antlaşması ile İngiltere’nin mandasındaki Irak’a bırakıldı.
- Nüfus mübadelesi (Yunanistan), yabancı okullar, Osmanlı dış borçları
Önemli gelişmeler:
- 1932: Milletler Cemiyeti’ne davetle üyelik
- 1934: Balkan Antantı (Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya)
- 1936: Montrö Boğazlar Sözleşmesi → Boğazlar üzerinde tam egemenlik
- 1937: Sadabat Paktı (Türkiye, İran, Irak, Afganistan)
- 1939: Hatay’ın anavatana katılması
Ekonomi: Büyük Buhran’a karşı devletçilik politikası; Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934), Sümerbank, Etibank
Kavramlar
- manda
- bir ülkenin başka bir devletin yönetimine verilmesi
- totaliter
- her alanı kontrol eden tek parti yönetimi
- revizyonist
- mevcut düzeni değiştirmek isteyen
- statükocu
- mevcut düzeni korumak isteyen
- devletçilik
- devletin ekonomide öncü olması
- Versay Antlaşması Almanya’da intikam duygusu doğurdu
- Milletler Cemiyeti yaptırım gücü zayıf bir örgüttü
- 1929 Büyük Buhran totaliter rejimlerin yükselişini kolaylaştırdı
- Faşizm (Mussolini), nazizm (Hitler), Stalin, Japon militarizmi
- Türkiye: “Yurtta sulh, cihanda sulh”
- Balkan Antantı, Montrö, Sadabat, Hatay; devletçilik
Örnek soru ve çözümü
Zaman çizelgesindeki 1919 ve 1929 olayları II. Dünya Savaşı’na giden süreci nasıl etkilemiştir?
1919 Paris Barış Konferansı’nda Almanya’ya ağır koşullar dayatıldı; bu durum intikam duygusu yarattı. 1929 Büyük Buhran’ı ise Almanya’da işsizliği ve yoksulluğu artırdı. Halkın çaresizliğinden yararlanan Hitler, Versay’ı tanımayacağını vaat ederek iktidara geldi ve yayılmacı politikası 1939’da savaşa yol açtı.
Çözümlü örnekler
1. Türkiye Boğazlar üzerinde tam egemenliği hangi sözleşmeyle sağladı? Kolay
ÇözümMontrö Boğazlar Sözleşmesi (1936).
2. Milletler Cemiyeti neden barışı korumakta başarısız oldu? Orta
ÇözümABD üye olmadı, büyük güçler çekildi ve saldırgan devletlere karşı etkili bir yaptırım ve askerî güç uygulayamadı.
3. Türkiye 1930’larda bölgesel paktlara neden önem verdi? Zor
ÇözümRevizyonist İtalya’nın Akdeniz’deki yayılmacılığına ve artan savaş tehlikesine karşı Balkanlarda ve doğu sınırlarında güvenliği sağlamak, sınırları korumak ve barışçı bir çevre oluşturmak için.
Sık yapılan hatalar
- Milletler Cemiyeti ile Birleşmiş Milletler’i karıştırmak.
- Musul sorununun Türkiye lehine çözüldüğünü sanmak.
- Büyük Buhran’ın yalnızca ABD’yi etkilediğini düşünmek.
Biliyor muydun?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi 1936’dan beri yürürlüktedir ve hâlâ Boğazlardan geçiş rejimini belirler!