Deyim, atasözü ve özdeyişin tanımları ve farkları; anlamlarını bağlamdan çıkarma; metne kattıkları anlam.
Deyim
Deyim, genellikle gerçek anlamından farklı bir anlam taşıyan, kalıplaşmış söz öbekleri ya da cümlelerdir.
- Deyimler kısa ve kalıplaşmıştır; sözcüklerin yerine başkası konamaz. (“Etekleri zil çalmak” yerine “eteği çan çalmak” denmez.)
- Çoğunlukla mecaz anlamlıdır.
- Bir durumu kısa, etkili ve canlı anlatır.
- Genellikle öğüt vermez, bir durumu anlatır.
| Deyim | Anlamı |
|---|---|
| Etekleri zil çalmak | Çok sevinmek |
| Kulak vermek | Dikkatle dinlemek |
| Ağzı kulaklarına varmak | Çok sevinmek |
| Burnu havada olmak | Kibirli olmak |
| Gözden düşmek | Değerini, sevgisini yitirmek |
| Dili tutulmak | Şaşkınlıktan konuşamamak |
| Pabucu dama atılmak | Değerini yitirip unutulmak |
Atasözü
Atasözü, atalarımızın uzun deneyimlerine dayanan, öğüt veren ya da bir genel yargı bildiren, kalıplaşmış sözlerdir.
- Atasözleri genellikle tam bir cümledir.
- Öğüt verir ya da hayata dair bir gerçeği dile getirir.
- Söyleyeni belli değildir; halkın ortak malıdır.
| Atasözü | Anlamı |
|---|---|
| Damlaya damlaya göl olur. | Küçük birikimler zamanla büyür. |
| Sakla samanı, gelir zamanı. | Gereksiz görünen şey bir gün işe yarar. |
| Bugünün işini yarına bırakma. | İşleri ertelememek gerekir. |
| Ağaç yaşken eğilir. | Eğitim küçük yaşta verilir. |
| Bir elin nesi var, iki elin sesi var. | Birlik ve yardımlaşmanın gücü. |
| Ayağını yorganına göre uzat. | Harcamalarını gelirine göre yap. |
Özdeyiş (vecize) ve farklar
Özdeyiş, söyleyeni belli olan, derin anlamlı, öğretici sözlerdir.
- “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” — Atatürk
- “Ne olursan ol yine gel.” — Mevlâna
- “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.” — Yunus Emre
| Deyim | Atasözü | Özdeyiş | |
|---|---|---|---|
| Biçim | Genellikle söz öbeği | Cümle | Cümle |
| Öğüt | Genellikle vermez | Verir | Verir |
| Söyleyen | Belli değil | Belli değil | Belli |
| Anlam | Çoğunlukla mecaz | Genel yargı | Derin, öğretici |
Metinde deyim ve atasözü
Deyim ve atasözleri anlatımı güçlendirir, canlandırır ve kısaltır.
“Ali, sınav sonucunu öğrenince etekleri zil çaldı. Çünkü aylardır çalışıyordu; annesinin dediği gibi damlaya damlaya göl olmuştu.”
- “Etekleri zil çaldı” → çok sevindi (deyim)
- “Damlaya damlaya göl olur” → küçük ama düzenli çalışma büyük sonuç verir (atasözü)
💡 Deyim ve atasözlerinin anlamını öğrenmek için TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğünü kullanabilirsin.
Kavramlar
- Deyim
- Kalıplaşmış, çoğunlukla mecaz anlamlı söz.
- Atasözü
- Deneyime dayanan, öğüt veren kalıplaşmış söz.
- Özdeyiş
- Söyleyeni belli, öğretici söz (vecize).
- Kalıplaşmış söz
- Sözcükleri değiştirilemeyen söz.
- Deyim: kalıplaşmış, çoğunlukla mecaz anlamlı söz öbeği
- Deyim genellikle öğüt vermez, durumu anlatır
- Atasözü: deneyime dayanan, öğüt veren cümle
- Atasözü ve deyimin söyleyeni belli değildir
- Özdeyişin söyleyeni bellidir
- Bu sözler anlatımı güçlendirir ve kısaltır
Örnek soru ve çözümü
“Komşumuz her şeye burnunu sokar, kimseyi rahat bırakmazdı.” cümlesindeki deyimi bulup anlamını yazınız.
“Burnunu sokmak”: kendisini ilgilendirmeyen işlere karışmak.
Çözümlü örnekler
1. “Damlaya damlaya göl olur.” sözü deyim midir, atasözü mü? Kolay
ÇözümAtasözüdür; tam bir cümledir ve öğüt verir.
2. “Göz atmak” deyimini anlamına uygun bir cümlede kullanınız. Orta
Çözüm“Sınavdan önce notlarıma kısaca göz attım.” (Kısaca bakmak.)
3. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözünü deyim ve atasözünden ayıran özellik nedir? Zor
ÇözümSöyleyeni bellidir (Atatürk); bu nedenle özdeyiştir.
Sık yapılan hatalar
- Deyimdeki sözcükleri değiştirerek kullanmak.
- Her kalıplaşmış sözü atasözü sanmak.
- Deyimleri gerçek anlamıyla yorumlamak.
Biliyor muydun?
Türkçede “göz” sözcüğüyle kurulmuş yüzlerce deyim vardır: göz atmak, göz yummak, gözden düşmek, göz koymak, göze girmek…