Deneme yazma; ikna edici (tartışmacı) metin yazma; düşünceyi geliştirme yollarını yazıda kullanma; dilekçe yazma kuralları.
Deneme yazma
Deneme, bir konudaki kişisel düşüncelerini samimi ve içten bir dille, kesin yargılara varmadan anlattığın yazıdır.
Deneme yazarken:
- Seni gerçekten düşündüren bir konu seç: Arkadaşlık, zaman, sessizlik, eski fotoğraflar…
- Konuyu kendi yaşantınla ilişkilendir.
- “Belki, sanırım, bana öyle geliyor ki” gibi ifadelerle düşüncelerini paylaş.
- Okuru düşündürecek sorular sor.
- Ünlü sözlerden ya da okuduklarından alıntılar yapabilirsin.
Örnek giriş: “Eski fotoğraflara bakmayı çok severim. Belki de bir fotoğraf, zamanın durdurulmuş bir anıdır. Peki, gelecekte bugünün fotoğraflarına bakan biz, neler hissedeceğiz?”
İkna edici metin yazma
İkna edici metinde amaç okuru bir düşünceye inandırmaktır.
Yapı:
- Giriş: Konuyu tanıt ve görüşünü açıkça belirt (tez).
- Gelişme: Görüşünü en az üç kanıtla destekle (sayısal veri, örnek, uzman görüşü).
- Karşıt görüş: Karşı tarafın görüşüne yer ver ve neden katılmadığını açıkla.
- Sonuç: Görüşünü tekrar vurgula, okura çağrıda bulun.
İkna dilinin özellikleri:
- Kesin ve güçlü ifadeler: “mutlaka, açıkça, kuşkusuz”
- Geçiş ifadeleri: “ilk olarak, ayrıca, bunun yanında, oysa, sonuç olarak”
- Okura seslenme: “Siz de düşünün…”
Dilekçe yazma
Dilekçe, bir kişinin resmî bir kuruma istek, şikâyet ya da başvuru bildirmek için yazdığı resmî yazıdır.
Dilekçe yazım kuralları:
- Kâğıdın üst ortasına, başvurulan kurumun adı büyük harflerle yazılır: ATATÜRK ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜNE
- Altına kurumun bulunduğu il/ilçe yazılır.
- Konu kısa ve açık biçimde yazılır (isteğe bağlı).
- İstek kısa, açık ve saygılı bir dille anlatılır.
- “Gereğini saygılarımla arz ederim.” gibi bir kalıpla bitirilir.
- Sağ alta tarih, ad-soyad ve imza; sol alta adres ve varsa ekler yazılır.
⚠️ Dilekçede duygusal ve kişisel ifadelere, samimi hitaplara yer verilmez.
KONYA
Okulumuzda bir satranç kulübü kurulmasını istiyoruz. Kulüp için gerekli olan sınıfın ve satranç takımlarının sağlanması konusunda gereğini saygılarımla arz ederim.
24.10.2026 — Elif Kaya (7-A, No: 215)
Yazıyı gözden geçirme
Yazını bitirdikten sonra şu kontrol listesini kullan:
- ☐ Ana düşüncem açık mı?
- ☐ Paragraflar arasında geçişler var mı?
- ☐ Düşüncelerimi kanıtlarla destekledim mi?
- ☐ Gereksiz sözcük ya da anlatım bozukluğu var mı?
- ☐ Yazım ve noktalama kurallarına uydum mu?
- ☐ Başlık yazının içeriğini yansıtıyor mu?
Kavramlar
- Tez
- Savunulan temel görüş.
- Dilekçe
- Resmî kuruma yazılan istek yazısı.
- Kanıt
- Bir görüşü destekleyen veri, örnek ya da bilgi.
- Çağrı
- Okuru bir harekete davet etme.
- Deneme: samimi, kişisel, kesin yargısız
- İkna edici metin: tez, kanıtlar, karşıt görüş, sonuç
- En az üç güçlü kanıt kullan
- Dilekçe kuruma resmî istek bildirir
- Dilekçede kurum adı büyük harflerle üst ortaya yazılır
- Yazıyı kontrol listesiyle gözden geçir
Örnek soru ve çözümü
“Okullarda haftada bir gün kitap okuma saati olmalıdır.” tezini savunan bir ikna metni için üç kanıt öneriniz.
- Araştırmalar düzenli okuyan öğrencilerin okuduğunu anlama becerisinin daha yüksek olduğunu gösteriyor (sayısal veri). 2) Okuma alışkanlığı küçük yaşta kazanılır (uzman görüşü / atasözü “Ağaç yaşken eğilir”). 3) Okulumuzda kütüphane kullanımı çok düşük; okuma saati bunu artırabilir (örnek).
Çözümlü örnekler
1. Dilekçenin sonunda kullanılan kalıp ifade nedir? Kolay
Çözüm“Gereğini saygılarımla arz ederim.” (ya da “bilgilerinize arz ederim”).
2. Deneme ile ikna edici metin arasındaki temel fark nedir? Orta
ÇözümDenemede yazar düşüncesini kesin yargıya varmadan paylaşır; ikna edici metinde ise bir görüşü kanıtlarla savunup okuru ikna etmeye çalışır.
3. İkna edici metinde karşıt görüşe yer vermek neden metni güçlendirir? Zor
ÇözümYazarın konuyu her yönüyle düşündüğünü gösterir, okurun aklındaki itirazlara önceden cevap verir ve metni daha dengeli, inandırıcı kılar.
Sık yapılan hatalar
- Dilekçeye “Sevgili Müdürüm” gibi samimi hitapla başlamak.
- İkna edici metinde görüşü açıkça belirtmemek.
- Kanıt yerine yalnızca “bence” ile görüş bildirmek.
Biliyor muydun?
Osmanlı döneminde halkın padişaha sunduğu dilekçelere “arzuhâl”, bunları yazan kişilere “arzuhâlci” denirdi. Arzuhâlciler yüzyıllarca adliye önlerinde çalıştı!