Kültür ve kültürel miras kavramları; ailemizde ve çevremizde yaşattığımız gelenek ve görenekler (bayramlaşma, misafirperverlik, düğün, kına, asker uğurlama, imece); millî kültürümüzün ögeleri (dil, din, bayrak, marş, yemekler, giysiler, el sanatları, halk oyunları, masallar ve destanlar); somut ve somut olmayan kültürel miras; çocuk oyunları ve oyuncaklar geçmişten günümüze; Millî Mücadele dönemi ve kahramanları (Mustafa Kemal, Kara Fatma, Nene Hatun, Şerife Bacı, Seyit Onbaşı, Hasan Tahsin), millî bayramlar ve önemli günler; Atatürk’ün hayatı ve ilkeleri.
Kültür ve millî kültürümüz
Kültür: Bir toplumun yüzyıllar boyunca oluşturduğu ve nesilden nesile aktardığı maddi ve manevi değerlerin tamamı
Millî kültürümüzün ögeleri:
- Dil: Türkçe · Bayrak ve marş: Türk bayrağı, İstiklal Marşı
- Gelenek ve görenekler: Bayramlaşma, misafirperverlik, kına gecesi, asker uğurlama, imece, hıdrellez
- El sanatları: Halı-kilim dokuma, çini, ebru, bakırcılık, oya
- Halk oyunları ve müzik: Horon, zeybek, halay; türküler
- Mutfak kültürü: Türk kahvesi, keşkek, baklava, mantı
Somut olmayan kültürel miras: UNESCO listesindeki Karagöz, Nasreddin Hoca fıkraları, Türk kahvesi geleneği, ebru, Nevruz
Geçmişten günümüze çocuk oyunları
Geleneksel çocuk oyunları: Saklambaç, körebe, mendil kapmaca, seksek, birdirbir, yakan top, dokuz taş, çelik çomak, uzun eşek
Geçmişte oyuncaklar: Bez bebek, tahta araba, topaç, uçurtma, çember
Bugün: Elektronik oyunlar, robot oyuncaklar, kutu oyunları
Benzerlik ve farklılık:
- Geçmişte oyunlar çoğunlukla sokakta, açık havada ve kalabalık gruplarla oynanırdı.
- Bugün ekran başında daha fazla vakit geçiriyoruz; geleneksel oyunlar ise hareketli ve sosyaldir.
Kanıtlarla araştırma: Büyüklerimizle söyleşi yapıp çocukluk oyunlarını öğrenebiliriz.
Millî Mücadele ve kahramanlarımız
Millî Mücadele (Kurtuluş Savaşı): Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra işgal edilen vatanımızı kurtarmak için verilen mücadele
- Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak mücadeleyi başlattı.
- 23 Nisan 1920’de TBMM açıldı; 30 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’la zafer kazanıldı; 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi.
Kahramanlarımız:
- Seyit Onbaşı: Çanakkale’de 275 kiloluk top mermisini sırtında taşıdı.
- Nene Hatun: Erzurum’da Aziziye Tabyası’nı savundu.
- Şerife Bacı: Cepheye cephane taşırken donarak şehit oldu.
- Kara Fatma: Kurtuluş Savaşı’nda milis müfrezesine komuta etti.
- Hasan Tahsin: İzmir’in işgalinde düşmana ilk kurşunu attı.
Kavramlar
- kültür
- toplumun maddi ve manevi değerleri
- gelenek
- nesilden nesile aktarılan davranış
- miras
- geçmişten kalan değerler
- Millî Mücadele
- Kurtuluş Savaşı
- cephe
- savaşın yapıldığı yer
- Kültür: nesilden nesile aktarılan maddi ve manevi değerler
- Dil, bayrak, marş, gelenekler, el sanatları millî kültürümüzün ögeleri
- Karagöz, Nasreddin Hoca, Türk kahvesi UNESCO listesinde
- Geleneksel oyunlar hareketli ve sosyaldir
- Millî Mücadele: 1919 Samsun → 1920 TBMM → 1922 zafer → 1923 Cumhuriyet
- Seyit Onbaşı, Nene Hatun, Şerife Bacı, Kara Fatma
Örnek soru ve çözümü
Zaman çizelgesindeki olayları sırayla anlat. Çanakkale Savaşı ile Cumhuriyet’in ilanı arasında kaç yıl vardır?
Mustafa Kemal 1881’de doğdu, 1915’te Çanakkale Savaşı’nda başarı kazandı, 1919’da Samsun’a çıkarak Millî Mücadele’yi başlattı, 1922’de Büyük Taarruz’la zafer kazanıldı ve 1923’te Cumhuriyet ilan edildi. 1923 − 1915 = 8 yıl.
Çözümlü örnekler
1. Çanakkale’de top mermisini sırtında taşıyan kahramanımız kimdir? Kolay
ÇözümSeyit Onbaşı.
2. Somut olmayan kültürel mirasımıza iki örnek ver. Orta
ÇözümKaragöz, Nasreddin Hoca fıkraları (Türk kahvesi geleneği, ebru).
3. Geleneksel çocuk oyunları ile bugünkü elektronik oyunları bir benzerlik ve bir farklılıkla karşılaştır. Zor
Çözümİkisi de eğlendirir. Geleneksel oyunlar açık havada, hareketli ve kalabalık oynanır; elektronik oyunlar çoğunlukla ekran başında ve hareketsizdir.
Sık yapılan hatalar
- TBMM’nin açılışı ile Cumhuriyet’in ilanını karıştırmak.
- Kültürün yalnızca yemeklerden oluştuğunu sanmak.
- Millî Mücadele’nin sadece askerlerle kazanıldığını düşünmek (kadınlar ve çocuklar da katkı verdi).
Biliyor muydun?
Seyit Onbaşı’nın kaldırdığı top mermisi yaklaşık 275 kilogramdı; savaştan sonra aynı mermiyi tekrar kaldırması istendiğinde “Savaş olursa yine kaldırırım” dediği anlatılır!