Hak, borç ve yükümlülük kavramları; hakkın kaynağı ve dayanağı (Anayasa, kanunlar, uluslararası sözleşmeler, örf ve âdet, yargı kararları); hak ehliyeti ve fiil ehliyeti (ayırt etme gücü, ergin olma, kısıtlı olmama); hakların kazanılması (aslen ve devren kazanma: doğum, işgal, miras, satın alma) ve kaybedilmesi (ölüm, zamanaşımı, hak düşürücü süre, feragat); hakların sınıflandırılması: kamu hakları (temel haklar, siyasi haklar) ve özel haklar (mutlak haklar: mülkiyet, kişilik hakları, fikrî haklar; nispi haklar: alacak hakkı); hakların sınırlandırılması (Anayasa md. 13, ölçülülük, özüne dokunmama), dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı (TMK md. 2).
Hak, borç ve yükümlülük
Hak: Hukuk düzeninin kişilere tanıdığı ve koruduğu yetki
Borç: Bir kişinin (borçlu) diğerine (alacaklı) karşı bir şey verme, yapma veya yapmama yükümlülüğü
Yükümlülük (ödev): Hukukun kişilere yüklediği görev; örneğin vergi ödeme, askerlik, tanıklık
Hakların kaynakları: Anayasa, kanunlar, yönetmelikler, uluslararası sözleşmeler, örf ve âdet, yargı kararları
Ehliyet:
- Hak ehliyeti: Haklara ve borçlara sahip olabilme; sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren herkeste vardır.
- Fiil ehliyeti: Kendi işlemleriyle hak kazanıp borç altına girebilme; ayırt etme gücü, ergin olma (18 yaş) ve kısıtlı olmama gerekir.
Hakların kazanılması ve kaybı
Kazanılma:
- Aslen kazanma: Hak daha önce kimseye ait değilken kazanılır → sahipsiz bir şeyi sahiplenme (işgal), doğumla kişilik hakları
- Devren kazanma: Hak bir kişiden diğerine geçer → satın alma, bağış, miras
Kaybedilme:
- Ölüm: Kişiliğe bağlı haklar sona erer.
- Zamanaşımı: Belirli süre içinde kullanılmayan alacak hakkının dava ile istenememesi
- Hak düşürücü süre: Sürenin geçmesiyle hakkın tamamen ortadan kalkması
- Feragat: Hak sahibinin isteğiyle haktan vazgeçmesi
- Malın yok olması
Hakların sınıflandırılması ve sınırları
Kamu hakları: Kişi ile devlet arasındaki ilişkiden doğar → temel haklar, seçme-seçilme, dilekçe, eğitim
Özel haklar: Kişiler arasındaki ilişkiden doğar
- Mutlak haklar: Herkese karşı ileri sürülebilir → mülkiyet, kişilik hakları (isim, onur, özel hayat), fikrî haklar (telif, patent)
- Nispi haklar: Yalnızca belirli kişiye karşı ileri sürülebilir → alacak hakkı
Sınırlandırma (Anayasa md. 13): Temel haklar yalnızca kanunla, Anayasa’da belirtilen sebeplerle, ölçülülük ilkesine uygun ve özüne dokunmadan sınırlanabilir.
Türk Medeni Kanunu md. 2: “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”
Kavramlar
- hak ehliyeti
- hak ve borçlara sahip olabilme
- fiil ehliyeti
- kendi işlemleriyle hak kazanabilme
- zamanaşımı
- sürenin geçmesiyle dava hakkının zayıflaması
- feragat
- haktan vazgeçme
- mutlak hak
- herkese karşı ileri sürülebilen hak
- Hak: hukukun tanıyıp koruduğu yetki
- Hak ehliyeti herkeste; fiil ehliyeti için ayırt etme gücü, erginlik, kısıtsızlık
- Aslen ve devren kazanma
- Kayıp: ölüm, zamanaşımı, hak düşürücü süre, feragat
- Kamu ve özel haklar; mutlak ve nispi haklar
- Anayasa md. 13 ve TMK md. 2: dürüstlük, kötüye kullanma yasağı
Örnek soru ve çözümü
Kartlara göre aşağıdaki hakları sınıflandır: (1) seçimde oy kullanma, (2) evinin mülkiyeti, (3) arkadaşına verdiği borcu geri isteme.
(1) Kamu hakkıdır (siyasi hak; kişi-devlet ilişkisi). (2) Özel hak, mutlak haktır; herkese karşı ileri sürülür. (3) Özel hak, nispi haktır; yalnızca borçlu arkadaşa karşı ileri sürülebilen alacak hakkıdır.
Çözümlü örnekler
1. Fiil ehliyetinin koşulları nelerdir? Kolay
ÇözümAyırt etme gücü, ergin olma (18 yaş) ve kısıtlı olmama.
2. Mirasla mülk edinmek aslen mi devren mi kazanmadır? Orta
ÇözümDevren kazanmadır; hak ölen kişiden mirasçılara geçer.
3. Komşusunu rahatsız etmek için bahçesine çok yüksek bir duvar ören kişinin davranışı hukuken nasıl değerlendirilir? Zor
ÇözümMülkiyet hakkını kullanıyor gibi görünse de amacı yalnızca komşuya zarar vermekse bu, TMK md. 2’ye göre hakkın açıkça kötüye kullanılmasıdır ve hukuk düzenince korunmaz.
Sık yapılan hatalar
- Hak ehliyeti ile fiil ehliyetini karıştırmak.
- Hakların sınırsız kullanılabileceğini sanmak.
- Zamanaşımı ile hak düşürücü süreyi aynı sanmak.
Biliyor muydun?
Hak ehliyeti ana rahmindeki bebekte bile vardır; sağ doğmak şartıyla miras hakkı korunur!